Haber

Dönen varlıklar kendisini enflasyona karşı koruyor



İSO’nun açıkladığı “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” araştırmasına göre 2020 yılında üretimden satışlara göre zirvede 58 milyar 593 milyon TL ile TÜPRAŞ yer aldı. Sıralamada ikinci Ford Otomotiv ve üçüncü de Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları oldu.

İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Bloomberg HT’de “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” araştırma sonuçları ile ilgili soruları yanıtladı. Bahçıvan, ” Her ortamda dile getirdiğimiz KDV konusunun sanayici üzerinde ne kadar haksız ve haksızdan da öteye rekabet gücünü kısıtlayıcı unsur olduğunu ortaya koyan bir tablo. Bir taraftan finansmanın zorluğundan, faaliyet karlarının finansmana gideceğinden bahsediyoruz, diğer taraftan 12.5 milyar TL’lik rakamı biz sanayi olarak kamuya sıfır faiz ve sonsuz vadeyle borç veriyoruz. Bu rakam sanayicinin cebinde olsa yatırıma döner ya da düşük faizli krediyi düşürür finansman yükünü azaltır. ” açıklamasında bulundu

İşte Bahçıvan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar;

Bahçıvan; “Bu işin başarılması çok zor oldu, süre çok azdı. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Biz İSO 500’ün temel prensibi, biz tüm çalışmanın envanterini bir havuza koyup o havuz üzerinden değerlendiriyoruz. Firma bazlı hatta sektör bazlı da olarak araştırma ekibimiz, gerek yönetim kurulumuz Türkiye’nin tüm sanayi firmaları bize güvenip bu klasmanın sadece bir ciro ligi boyutlu olduğu esasıyla bizimle paylaşıyorlar. Bütün gelir tablosu ve bilançodaki esaslar havuzun içine giriyor havuzdan da Türkiye sanayisinin en güçlü resmi ortaya çıkıyor”

“TÜRK EKONOMİSİNİN OMURGASI SANAYİDİR”

Bahçıvan, “Çok net olarak gözüken bir şey var; böylesine zorlu ve sorunlu senede öngörülmesi yönetilmesi zorlu senede Türk sanayi çok güzel bir iş başardı. Türkiye’deki bir çok sektörümüz bir çok zorluk içindeyken sanayi çarkları döndü, bacası tüttü, ihracatını da başardı, istihdamını artırarak korudu, vergi gelirleri noktasında en önemli vergi kaynağı oluşturmayı başladı. Hatta yatırım da düşünmeye başladı. Başta çalışan ve tüm sanayicilerimizi kutluyorum. Bir başarı hikayesi var, Türkiye’nin sanayisiz olamayacağını, sanayinin zor dönemlerin sektörü olduğunu gösterdi. Türk ekonomisinin omurgası net bir şekilde sanayidir.

Kalıcı kar büyümesi mi var, kalıcı bir bilanço iyileşmesi mi var bunu zamana bırakmak lazım. Tüm dünyada hizmet sektörünün komple durup ekonomik aktivite ve büyümenin sanayiye kaydığı bir sene oldu. Tüketiciler bireyler hizmete, seyahate, gezmeye, yemeye içmeye harcamadıkları evlerinde kalarak harcadılar. Bir çok ev tüketiminin bir talep patlamasına yol açtı. Yılın ikinci yarısından sonra piyasaya dağıtılmaya başlayan kredi büyümesi tüketici tarafında büyümenin fonlarla desteklenmesi noktasında önemli bir etki yaptı.

2020’yi analiz ederken hizmet sektörünün kayan tüketim harcamasının, hizmet sektörü dışından gelen bir büyümenin sanayiye etki yaptığının altını çizmek lazım. Çok ehven şartlarla verilmiş olan o kredi büyümesinin direk olduğunu çok görmüyoruz sanayinin ilk 500’ün kredi büyümesi yüzde 23. Türkiye’de toplam yüzde 35’e yakın bir kredi büyümesi olduysa. 45-50’ler diğer tarafta.”

Olumlu tablo kendini korumakla beraber, hala finansman giderlerinin toplam faaliyet kârlarının yüzde 60 küsüründe olduğunu gözden kaçırmamak lazım. Böylesine olumlu bir tabloda finansman giderleri Türk sanayinin en önemli fonlarından pay alan kesim.

“FİNANS EĞİTİMİ SANAYİ SEKTÖRÜ İÇİN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR”

Bahçıvan, “Alınan kredilerin, oluşan fonların likitide kalıp sanayicinin en azından önümüzdeki potansiyel zor dönemleri daha temkinli ve daha dikkatli geçilmesi için adeta bir sigorta fonu olarak bulunmuş vaziyette. Burada dikkat edilmesi gereken bir başka önemli faktör temkinli iş yapmanın özellikle şunun altını çizelim Türkiye’nin yıllardan beri tecrübe, birikim, iş yönetimi ve finans yönetimi noktasında en kıdemli farklı sınavlardan geçen insanların yönettiği şirketler. Sanayideki belli bir boyuta gelmiş şirketlerimizin finans yönetmenin asıl şirket yönetme olduğunu öğrenmeye başladıklarını görüyoruz. Finans okuryazarlığı da maalesef sanayideki en eksik kaynak israfına yol açan bir stres olduğunu görürüz. Ama ilk 500’ün geçmişteki hatalardan arındırıldığını olumsuz sürprizlere dahil kendini koruyabilecek bir güce dönüştüğünü yavaş yavaş görebiliyoruz.

İSO olarak finans eğitimini sanayimize verilecek en önemli mentorluk koşulu olarak görüyoruz.

Giderek orta ve yüksek teknolojinin payının yükselmesi. İlk 500’de yer alan firmalarımızın bir üt teknoloji ligine gitmesi noktasında bir süreç başlamış vaziyette. Teknoloji odaklı bir yapıya bir dönüşüm var. Umarım dünya rekabetinde yüksek teknolojili üretim fiyatlara da yansır. Geçen dönem içinde sektör kaymalarını çok net görüyoruz. Bu da Türkiye’de sanayi ruhunum ve sektörel rekabetteki hangi alanların daha geliştiğini gösteren ortaya çıkan resim”

“DÖNEN VARLIKLAR KENDİSİNİ ENFLASYONA KARŞI KORUYOR”

Bahçıvan, “Sanayinin varlık noktasında makineye ve binaya yatırım yapıp gelecek adına varlıklar noktasındaki gücünü gelecek üretimlere dönük nasıl aktardığı konusu. Dönen varlıklar enflasyona karşı kendini koruyor. Ama duran varlık enflasyona hiçbir ortamda kayda girdiği değerde kalıyor. Özellikle son yıllarda oluşan olumsuz enflasyonist gelişme bu konuda bir değer yitirmesi noktasında resim gösteriyor. Buradan bir yeniden değerleme ihtiyacının sanayicimiz açısından önemli bir ihtiyaç olduğunu görüyoruz.

12.5 MİLYAR TL’LİK KDV

Her ortamda dile getirdiğimiz KDV konusunun sanayici üzerinde ne kadar haksız ve haksızdan da öteye rekabet gücünü kısıtlayıcı unsur olduğunu ortaya koyan bir tablo. Bir taraftan finansmanın zorluğundan, faaliyet karlarının finansmana gideceğinden bahsediyoruz, diğer taraftan 12.5 milyar TL’lik rakamı biz sanayi olarak kamuya sıfır faiz ve sonsuz vadeyle borç veriyoruz. Bu rakam sanayicinin cebinde olsa yatırıma döner ya da düşük faizli krediyi düşürür finansman yükünü azaltır. Bizim gibi bir KDV modeli sanayi üzerinde olan bir ülke yok. KDV’yi tüketim vergisi diye çıkarmışız 80’lerde ama KDV artık sanayici vergisi olmuş. Üzerimizdeki haksız durumun düzeltilmesi konusunda sonuna kadar gayretlerimizi gösteriyoruz. Ümidimiz bu tablo inşallah sanayici aleyhine bir finans kaynağını doğru kullanılmak boyutuyla dönüştürülecektir”

Bahçıvan, “Fiansman kalitesi belli bir seviye ye gelmeden de arzu ettiğimiz lig değişimini yapmamız çok kolay değil.” açıklamasında bulundu

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
mobil uygulama geliştirme firmaları fethiye escort çanakkale escort instagram takipçi hilesi organik takipçi satın al bayan takipçi satın al takipçi satın al instagram beğeni arttırma instagram takipçi satın al ege tülek takipçi satın al takipçi satın al Takipçi kasma hilesi izmir escort izmir escort mersin escort betnano giriş sekabet online bahis siteleri